Op. Dr. Gökhan Beyhan

Nisbetiye Caddesi 8-12  Nisbetiye on Rezidans
Levent/ İstanbul

News

Preservé Tekniği ve Bilimsel Çalışmalar

Yeni bir meme büyütme tekniğini değerlendirirken sorulması gereken en önemli soru şudur: "Bu yöntem bilimsel olarak test edildi mi?" Preservé, Türkiye'de henüz yeni tanınmaya başlanmış olsa da, uluslararası literatürde hem tekniğin kendisi hem de tekniğin merkezine yerleşmiş olan Motiva Ergonomix2 implantları yıllardır hakemli dergilerde yayımlanmış çalışmalarla test edilmektedir.

Bu yazıda Preservé tekniğinin dayandığı bilimsel kanıt tabanını hasta ve bilinçli okur gözüyle açıklamaya çalıştım. Amacım ne bir pazarlama metni yazmak ne de çalışmaları olduğundan büyük göstermek; aksine, bir hastanın bilinçli karar verebilmesi için hangi verilerin hangi bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini göstermektir.

İçindekiler

  1. Preservé nedir ve neden bilimsel kanıt önemlidir?
  2. Kanıt hiyerarşisi: Hangi çalışma ne kadar ağırlık taşır?
  3. Mia Femtech 3 Yıllık Prospektif Çalışma: Preservé'nin klinik temeli
  4. Motiva SmoothSilk 5 Yıllık FDA Pivotal Çalışması
  5. Zeplin'in Skar Koruyucu Teknik Öncülüğü
  6. İmplant Yüzey Biyolojisi: Nature Biomedical Engineering Çalışması
  7. Sistematik Derleme ve Meta-analiz
  8. 6 Yıllık Uzun Dönem Nano Yüzey Çalışması
  9. Bu verileri bir hasta nasıl okumalı?
  10. Sınırlılıklar ve dürüst değerlendirme
  11. Sonuç

Preservé nedir ve neden bilimsel kanıt önemlidir?

Preservé, Motiva markasının geliştirdiği doku koruyucu minimal invaziv bir meme büyütme tekniğidir. Geleneksel meme büyütmede implant cebi açılırken memenin iç destek yapıları (Cooper bağları, bağ dokusu ağı, bezsel stroma) kesilerek yol açılır. Preservé'de ise özel olarak tasarlanmış bir Kanal Ayırıcı ve şişirilebilir bir balon yardımıyla doku kesilmeden nazikçe ayrılır; implant, memenin kendi bağ dokusu ağının içinde "yuva yapar".

Teorik avantajları cazip gelmesine rağmen, cerrahide teori ile pratik her zaman örtüşmez. Bu nedenle herhangi bir yeni tekniği değerlendirirken şu üç sorunun yanıtlanması gerekir:

  • Güvenlik sorusu: Teknik, bilinen komplikasyon oranlarını artırıyor mu?
  • Etkinlik sorusu: Hastaların aradığı sonucu (estetik, duyu korunumu, hızlı iyileşme) gerçekten sunuyor mu?
  • Dayanıklılık sorusu: Sonuçlar yıllar içinde korunuyor mu, yoksa erken sonuçlar geç dönemde bozuluyor mu?

Bu üç soruyu yanıtlayan çalışmalar olmadan "yeni teknik iyidir" demek cerrahi bir yargı değil, bir pazarlama söylemi olur.

Kanıt hiyerarşisi: Hangi çalışma ne kadar ağırlık taşır?

Tıbbi kararlarda tüm çalışmalar eşit ağırlık taşımaz. Kanıta dayalı tıpta kabul gören hiyerarşi kabaca şöyledir:

  1. Randomize kontrollü çalışmalar ve sistematik derlemeler
  2. Prospektif kohort çalışmaları (takibe yönelik planlanmış)
  3. Retrospektif kohort çalışmaları (geçmişe yönelik incelemeler)
  4. Olgu serileri ve olgu raporları
  5. Uzman görüşü

Preservé literatüründe bu hiyerarşinin farklı basamaklarında çalışmalar bulunur. En yukarıda — IRB onaylı, prospektif, çok merkezli ve FDA denetimli çalışmalar; en aşağıda — tek merkezli retrospektif seriler. Aşağıda bu çalışmaları güçlüden zayıfa doğru değil, Preservé'nin gelişim tarihine paralel bir anlatıyla ele alacağım.

Mia Femtech 3 Yıllık Prospektif Çalışma: Preservé'nin klinik temeli

Preservé tekniğine dair en sık alıntılanan klinik veri — özellikle "%0 inferior malpozisyon" iddiası — aslında Mia Femtech isimli öncül teknolojiyle ilgili bir çalışmadan gelmektedir. Çünkü Preservé, Mia Femtech ile pionere edilen tekniklerin daha geniş bir hasta yelpazesine uyarlanmış halidir.

Çalışma künyesi: Chacon-Quiros M, Sforza M, Solis-Chaves P, Herrera-Mora G, Botti G, Munhoz AM, Verdonck K, Nagumo Y, D'Incelli RC, Villalobos-Alpizar J, Clausen-Oreamuno C, Randquist C. The 3-Year Results of a 100-Patient Prospective Study of the Safety and Effectiveness of Mia Femtech. Aesthetic Surgery Journal. 2026 Mar 2;46(3):250-259.

Çalışmanın yapısı

Bu çalışma IRB onaylı, prospektif, çok merkezli bir güvenlik ve etkinlik araştırmasıdır. 100 hasta aksiller insizyon yoluyla prepektoral (kas üstü) implant yerleştirilerek takip edilmiştir. Hastaların 33'ü rastgele seçilerek MRG ile implant bütünlüğü açısından ayrıca izlenmiştir. Memnuniyet Breast-Q anketi ile, skar değerlendirmesi ise POSAS (Patient and Observer Scar Assessment Scale) skalası ile objektif biçimde ölçülmüştür.

3 yıllık sonuçlar

  • Hasta takip uyumu: %93 — aestetik cerrahi literatüründe oldukça yüksek bir orandır
  • Kaplan-Meier kümülatif komplikasyon oranı: %3.2
  • Reoperasyon oranı: %1
  • Meme memnuniyeti (Breast-Q): %87 artış
  • Cerrah memnuniyeti: %90 "çok memnun", hiçbir cerrah "memnun değil" seçeneğini işaretlememiş
  • %75.3 hastada 1–3 beden sütyen artışı sağlanmış

Bildirilmeyen komplikasyonlar

Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, 3 yıllık takipte gözlenmeyen komplikasyonların listesidir:

  • Kapsüler kontraktür (Baker Grade III/IV): Yok
  • İmplant rüptürü (33 hastalık MRG kohortunda dahi): Yok
  • Meme başı veya meme duyusu kaybı: Yok
  • Enfeksiyon: Yok
  • Seroma: Yok
  • Rippling (implant dalgalanması): Yok
  • Hematom: Yok
  • BIA-ALCL (implantla ilişkili anaplastik büyük hücreli lenfoma): Yok

Dürüst bir değerlendirme

Çalışmanın güçlü yönleri: prospektif tasarım, objektif ölçüm araçları, MRG ile alt grup doğrulaması, yüksek takip uyumu. Zayıf yönleri: örneklem 100 hasta ile görece küçük, araştırmacıların bir kısmı Establishment Labs ile finansal ilişki içinde (çıkar çatışması şeffaf biçimde açıklanmış), tek kol çalışma (kontrol grubu yok). Bu nedenle bu sonuçlar güçlüdür, ancak "tartışmasız" değildir.

PubMed kaynak: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/41052824/

Motiva SmoothSilk 5 Yıllık FDA Pivotal Çalışması

Preservé'nin güvenlik profilinin büyük bir kısmı kullandığı implanttan gelir. Motiva Ergonomix2 implantları, dünyada en sıkı kurum olan Amerikan FDA'nın denetiminde 10 yıllık bir pivotal çalışmaya tabi tutulmaktadır. Bu çalışmanın 5 yıllık ara verileri 2025 sonunda yayımlanmıştır.

Çalışma künyesi: Glicksman C, Wolfe A, McGuire P. The Study of the Safety and Effectiveness of Motiva SmoothSilk Silicone Gel-filled Breast Implants in Patients Undergoing Primary and Revisional Breast Augmentation: 5-Year Clinical Data. Aesthetic Surgery Journal. 2025 Nov 20.

Neden bu çalışma önemli?

FDA pivotal çalışmaları, bir implantın ABD pazarına girebilmesi için gereken en yüksek standart kanıtlardır. Çalışmada 451 primer meme büyütme ve 109 revizyon meme büyütme hastası, ABD genelinde çok merkezli biçimde izlenmektedir. Araştırmacıların bağımsızlığı ve FDA denetimi, veri kalitesinin güvencesidir.

5 yıllık veriler ne söylüyor?

Sonuçlar Motiva'nın erken dönem lehine çıkan verilerinin uzun dönemde de korunduğunu göstermektedir. Kapsüler kontraktür ve rüptür oranları ikinci yıldan beşinci yıla kadar anlamlı biçimde artmamıştır. En önemli bulgulardan biri, reoperasyon nedenlerinin doğasının değişmiş olmasıdır: klasik silikon implantlarda reoperasyon genellikle tıbbi nedenlerle (kapsüler kontraktür, rüptür) yapılırken, Motiva ile reoperasyon daha çok estetik nedenlerle (hasta boyut değiştirmek istiyor, malpozisyon düzeltmesi) yapılmaktadır.

Bu, klinik açıdan anlamlı bir paradigma değişimidir: implant güvenliğinin artması, revizyon ihtiyacını ortadan kaldırmaz ama revizyon nedenlerini "hastanın seçimi"ne doğru kaydırır.

Çalışmayı buradan inceleyebilirsiniz: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/41266083/

Zeplin'in Skar Koruyucu Teknik Öncülüğü

Preservé her ne kadar "yeni" bir marka olsa da, temelindeki cerrahi felsefe — minimal doku travması, skar koruyucu yaklaşım — yıllardır test edilmektedir. Bu felsefenin en önemli öncü yayınlarından biri Alman plastik cerrah Dr. Philip Zeplin'e aittir.

Çalışma künyesi: Zeplin PH. Narbensparende Brustvergrößerung: Erfahrungen mit über 500 Implantaten [Minimal Scar Breast Augmentation: Experience with over 500 implants]. Handchirurgie Mikrochirurgie Plastische Chirurgie. 2021;53(2):144-148.

Ludwigsburg'daki özel pratiğinde iki yıllık süreçte inframammer yoldan minimal insizyonla meme büyütme uygulanan 252 hastanın retrospektif değerlendirmesidir. Çalışmanın sonuçları güven vericidir: cerrahi giriş yolu, skar veya implant ile ilgili hiçbir komplikasyon saptanmamıştır.

Daha da önemlisi, Breast-Q ölçeğinde hastaların psikolojik iyilik hali skorları operasyon öncesi 44'ten operasyon sonrası 77'ye, meme memnuniyeti ise 28'den 80'e yükselmiştir. Sonuç memnuniyeti 100 üzerinden 89 puan olarak bildirilmiştir. Bu veriler, küçük insizyondan yapılan meme büyütmenin geleneksel büyük insizyon tekniğine klinik ve psikolojik olarak en azından eşdeğer sonuçlar verdiğini göstermektedir.

Zeplin'in sonucu açıktır: skar koruyucu meme büyütme cerrahi deneyim ve teknik hassasiyet gerektirir; ancak elde edilen sonuçlar bu ek çabayı fazlasıyla karşılar.

PubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33860492/

İmplant Yüzey Biyolojisi: Nature Biomedical Engineering Çalışması

Preservé'nin düşük kapsüler kontraktür oranlarının biyolojik açıklaması, implant yüzey teknolojisinde gizlidir. Bu konudaki en temel araştırma, saygın bilimsel dergi Nature Biomedical Engineering'de yayımlanan MIT merkezli bir çalışmadır.

Çalışma künyesi: Doloff JC, Veiseh O, de Mezerville R, et al. The surface topography of silicone breast implants mediates the foreign body response in mice, rabbits and humans. Nature Biomedical Engineering. 2021.

Çalışma üç ayrı canlı modelinde (fare, tavşan, insan) silikon implantların yüzey topografyasının konakçı dokunun yanıtını nasıl şekillendirdiğini incelemiştir. Sonuç şaşırtıcı bir şekilde netti: yüzey pürüzlülüğünün optimum bir penceresi vardır. Çok düz yüzeyler implantın hareket etmesine ve geç kapsüler kontraktüre yol açarken, çok pürüzlü yüzeyler (eski nesil texture implantlar) BIA-ALCL dahil ciddi inflamatuar yanıtları tetiklemektedir.

Motiva'nın SmoothSilk yüzeyi — 3500 ile 4500 nanometre arasında kontrollü bir pürüzlülüğe sahiptir — bu pencerede konumlanır. Çalışma, bu yüzey topografyasının hem düşük bakteriyel yapışmayı hem de düşük inflamatuar yanıtı eşzamanlı olarak sağladığını göstermektedir.

Bu bulgu, Preservé'nin "düşük komplikasyon" iddiasının sadece bir pazarlama söylemi değil, temel biyolojik bir gerçeklik olduğunu ortaya koyar.

DOI: 10.1038/s41551-021-00739-4

Sistematik Derleme ve Meta-analiz

Tek bir çalışmanın sonuçları her zaman güçlü kanıt oluşturmaz; önemli olan çoklu çalışmaların aynı yönü göstermesidir. 2023 yılında Journal of Clinical Medicine'de yayımlanan sistematik derleme ve meta-analiz, Motiva SmoothSilk implantlarına dair yayımlanmış tüm klinik çalışmaları bir araya getirerek havuz analiz yapmıştır.

Çalışma künyesi: Complication rates after breast surgery with the Motiva SmoothSilk Surface silicone gel implants – A systematic review and meta-analysis. Journal of Clinical Medicine. 2023;12:1881.

Sonuçlar, tekil çalışmaların gösterdiği düşük kapsüler kontraktür, düşük rüptür ve düşük genel komplikasyon oranlarının agregate veride de korunduğunu doğrulamaktadır. Meta-analiz, kanıta dayalı tıpta randomize kontrollü çalışmalardan sonra en yüksek kanıt düzeyini temsil eder.

DOI: 10.3390/jcm12051881

6 Yıllık Uzun Dönem Nano Yüzey Çalışması

Uzun dönem takip verileri, bir tekniğin gerçek değerini ortaya koyan altın standarttır. Çünkü estetik meme cerrahisinde bazı komplikasyonlar (özellikle kapsüler kontraktür) ancak yıllar sonra kendini gösterir.

Çalışma künyesi: Quirós MC, Bolaños MC, Fassero JJ. Six-year prospective outcomes of primary breast augmentation with nano surface implants. Aesthetic Surgery Journal. 2019;39(5):495-508.

Bu 6 yıllık prospektif takip çalışması, Motiva nano yüzey implantlarının uzun dönem güvenlik profilini değerlendiren ilk büyük serilerden biridir. Takibin sonunda çok düşük kapsüler kontraktür ve reoperasyon oranları bildirilmiştir.

Bu çalışmanın önemi, Preservé'nin klinik verilerinin (henüz 3 yıl) gelecekte nasıl şekillenebileceğine dair bir referans noktası sağlamasıdır. Aynı implant ailesiyle 6 yıllık veri güvenilirse, Preservé'nin erken dönem verilerinin gelecekte de korunması beklenebilir.

ASJ: https://academic.oup.com/asj/article/39/5/495/5305917

Bu verileri bir hasta nasıl okumalı?

Bu kadar çalışmayı önünüze koyduktan sonra kritik soru şudur: tüm bu sayılar bir hasta için ne anlama gelir?

Öncelikle vurgulamak gerekir ki, hiçbir klinik çalışma tek başına bir hastanın özel durumunu yansıtmaz. Çalışmalar popülasyon düzeyinde olasılıklar sunar; sizin özel anatominiz, medikal geçmişiniz, yaşam tarzınız bu olasılıkları bireyselleştiren faktörlerdir.

Yine de yayımlanmış verilerin gösterdiği genel eğilimler şöyle özetlenebilir:

  • Preservé tekniği, geleneksel meme büyütmeye göre daha düşük doku travması ile uygulanır; bu iyileşme süresini ve pain profilini olumlu etkiler.
  • Kullanılan Motiva Ergonomix2 implantlarının uzun dönem güvenlik profili literatürdeki en iyi profillerden biridir.
  • İnferior malpozisyon — geleneksel tekniklerin klasik sorunlarından biri — Preservé'de 3 yılda sıfır oranda bildirilmiştir.
  • Meme başı ve meme duyusu korunumu, çalışmalarda tutarlı biçimde rapor edilmiş bir avantajdır.
  • Hasta memnuniyeti, Breast-Q gibi valide edilmiş ölçeklerde yüksek düzeyde bildirilmiştir.

Sınırlılıklar ve dürüst değerlendirme

Bilimsel dürüstlük, iyi verileri kabul etmek kadar sınırlılıkları da açıkça belirtmektir:

  • Takip süresi: Preservé tekniğine özgü en uzun takip 3 yıldır. 10 ve 20 yıllık sonuçlar henüz yoktur.
  • Örneklem büyüklüğü: Chacon-Quiros çalışması 100 hasta ile sınırlıdır. Daha büyük örneklemli çalışmalar yapılmaktadır.
  • Çıkar çatışması: Preservé'ye özel çalışmaların yazarlarının önemli bir kısmı Establishment Labs ile finansal ilişki içindedir. Bu durum şeffaf biçimde açıklansa da, tamamen bağımsız çalışmaların sayısının artması literatürü güçlendirecektir.
  • Hasta seçimi: Preservé her hasta için uygun değildir. Geniş cilt fazlalığı, belirgin pitoz, kompleks meme patolojileri ya da ince doku yapısı gibi durumlarda geleneksel teknikler daha uygun olabilir.
  • Cerrah öğrenme eğrisi: Tekniğin başarısı cerrahın deneyimine doğrudan bağlıdır. Aynı teknik deneyimsiz ellerde bildirilen komplikasyon oranlarını vermeyebilir.

Bu sınırlılıklar Preservé'nin değerini azaltmaz; aksine, bir tekniğin klinik literatürde nasıl olgunlaştığını ve hangi soruların henüz açık olduğunu gösterir. Bilimsel ilerleme hiçbir zaman statik değildir.

Sonuç

Preservé meme büyütme tekniğinin arkasındaki bilimsel kanıt tabanı, estetik cerrahide yeni bir teknik için olağan biçimde güçlüdür. FDA denetimli prospektif çalışmalar, çok merkezli prospektif kohortlar, Nature dergisinde yayımlanmış translasyonel araştırma ve meta-analizler — bunlar birlikte değerlendirildiğinde, tekniğin temel iddialarının geçerli klinik kanıtlarla desteklendiği görülür.

Bununla birlikte bir hasta için bilimsel kanıtlar tek başına yeterli değildir. Doğru cerrahi kararın verilebilmesi için bu veriler, hastanın kendi anatomisi, beklentileri, yaşam tarzı ve medikal geçmişi ile birlikte değerlendirilmelidir. Her tekniğin belirli hastalar için üstünlükleri vardır; Preservé bazı hastalar için ideal olurken bazıları için geleneksel yaklaşımlar daha uygun olabilir.

Meme büyütme kararı vermeden önce yüz yüze muayene, ölçüm ve kişisel değerlendirme, bilimsel verilerin yorumlanmasının ayrılmaz bir parçasıdır. Preservé tekniği ile ilgili sorularınız için muayenehaneme başvurabilirsiniz.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Meme büyütme kararı, ancak yüz yüze muayene ve bireysel değerlendirme sonrası alınabilir.

Blog

Featured News & Articles

Kolajen Bankalaması Nedir? Cildinize Yatırım Yapın | Op. Dr. Gökhan Beyhan

Son yılların en önemli medikal estetik trendlerinden biri olan kolajen bankalaması (collagen banking), "tedavi yerine önleme" prensibine dayanır. 25 yaşından itibaren her yıl yaklaşık %1 oranında azalan kolajen depolarınızı, üretim kapasitesi hâlâ yüksekken destekleyerek cildinizin geleceğine yatırım yapmanızı sağlayan bu yaklaşım; mezoterapi, PRP, exosome tedavisi ve biyostimülan enjeksiyonlar gibi kolajen uyarıcı tedavileri kapsar.